Basın Emekçisi Arkadaşım,
Saygıdeğer Kurumlarımızın Temsilcileri,
Eğitim Sen’in Dostları,
ve hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmeyen, adalet, eşitlik, özgürlük için baskılara boyun eğmeyen emekçilerin hak arayışının ön saflarında yerini alan Sendikamız Eğitim Sen’in üyeleri,
hepinizi Sendikamızın Yürütme Kurulu adına saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Hepiniz hoş geldiniz. 22. yaşımız kutlu olsun.
Dostlarım,
Ülke olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Tüm bu zorlukların nedenlerini de, sebep olanları da biliyoruz. Ülkemizde yıllardır tartışılan, adım adım altyapısı örülen bügün TBMM’den geçen Anayasa değişikliği gündeme kilitlenmiş, olağanüstü hal olağan hale getirildiği süreçleri yaşamaya devam ediyoruz.
Gözaltılar, tutuklamalar,sürgünler, açığa almalar, meslekten çıkarmalar almış başını gidiyor. Kimsenin Demokratik bir tepki vermesine müsaade edilmiyor, politik iklim tam bir çıkmaz içinde .
Güvenlik kaygısı, yaşam endişesi toplumsal kesimleri büyük endişelere düşürüyor. İnsanlarımızın ölmediği gün yok denecek kadar az; istatistik değere dönüşmüş ölümler, 1-5-10-39-101, hep ölüyoruz. Cellatların en sevdiği ülke olmuşuz. Ölüm kol geziyor yanı başımızda ve ülkenin her yanında yaya geçişleri yasaklanıyor devlet kurumlarının her yanında, bir de beton bariyerler. Bağdat geliyor aklıma, Lübnan, Beyrut, İsrail…
İşsizlik Nazım’ın dediği gibi “bir at başı” gibi hızla koşuyor menziline.
Bizim ülke bilir aynı menzile yürüyenlerin ittifakını ve sonuçlarını
Zamlar belimizi bükmüş bile fakat ölüm korkusu güvenlik endişesiyle unutturulmaya çalışılıyor. Aslında şimdilik bu konuda başarılı da oluyorlar.
Rant, talan peşkeş çekiyor ülkemin her değerini sermayeye. O nedenle mutlu sermaye; büyüdükçe büyütüyor parasını.
Emek, sömürü, asgari ücret, iş cinayetleri, kadın cinayetleri haber bile olamıyor havuz denilen yandaşların medyasına, özgür habercilik, sorgulayan gazetecilik, gerçekleri yazma artık çok zor. Mahpushaneler gazeteci dolu.
Geleceğimiz olan çocuklarımız yanıyor adına denetimsiz “cemaat” yurtları denilen yerlerde. Devletin sosyal olma durumu cemaatlere bırakılmış. Çocuklar yanmadıkları zaman ise tecavüz ve istismarla karşılaşıyor. Münferit denilip geçiliyor. İkilemi yanmak ve istismar arasında kuranlar yoksul insanlarımıza bir tercih yap diyorlar. Ya sus, olanı ya da olanı kabullen.
İşte buradan başladım ya söze değerli dostlar, farklı anlatayım hep aynı şeyleri tekrar etmeyeyim dedim kendi kendime.
Hani bazen eminim siz de düşünüyorsunuz diyorsunuzdur hep aynı şeyleri söylüyorlar.
Aslında ne kadar farklı anlatmaya çalışsakda gerçek tam da bu. Söz yine hep aynı yere geliyor. Çünkü gelmek zorunda.
O zaman ne demeli?
Kabullenme, haykır !
Susma ses ver !
Ayağa kalk, dur yerinde !
Hayır de, olmaz de,
Böyle de ki karanlık büyümesin
Böyle de ki bir gelecek olsun
Böyle de ki umut büyüsün, sarsın ülkemizin dört bir yanını
Arkadaşlarım, dostlarım
Sarayın ferman yazdığı
Aşımıza, işimize, geleceğimize, göz konulduğu, işbirlikçilerin, fesatçıların, çıyanların kol gezdiği, cellatların kendilerine bomba bağladığı bir dönemde 22. yaşımızı kutluyoruz. İçimiz buruk, çünkü; çok sevdiğimizi kaybettik katliamlarda.
Yüreğimiz kırılmış
Arkadaşlarımızı kaybetmişiz Ankara’da
Barış istedikleri için ve devam ediyor acı ve hüzün
Bu kadar acıya, gözyaşına, karanlığa rağmen umut için yarınlar için, barış için, demokrasi için, sendikal haklarımız için başını dik tutan, mücadele eden Eğitim Sen’in güneşiyle, aydınlık yüzüyle onur kavgası veren siz değerli mücadele arkadaşlarımı bir kez daha selamlıyorum.
Kol kola yürüyeceğiz
Bütün emekçileri, işçileri, işsizleri, emeklileri, kadınları, gençleri demokrasi halayımıza katacağız.
Dostlar,
Bu sözler iddialı sözler değil bizim için
Çünkü,
100 yıldan fazla bir zamanı geride bırakan bir geleneğin adıdır Eğitim Sen
Encümeni- Muallimden – Eğit Der’e
TÖS’ten – TOBDER’e kadar bir direniş abidesidir
Eğitim Sen
Susmayan
Düşündüklerini söylemekten vazgeçmiyen zaman içinde hep haklı çıkan bir gelenektir Eğitim Sen
Bir kültürdür.
Aydınlığın, çağdaşlığın, onurun adıdır Eğitim Sen
Dayanışmanın adıdır Eğitim Sen
Doğrudur faşizm hedefindeyiz
Doğrudur Egemenlere göre ötekiyiz.
Doğrudur Demokrasiyi, barışı. özgürlüğü savunduğumuz.
Doğrudur Nitelikli Kamusal Eğitim istediğimiz.
Parasız eğitim için
Demokratik bir Türkiye için
İnsanca yaşayacak bir ücret için mücadele ettik, ediyoruz.
Zorunlu din derslerine karşı çıktık, çıkıyoruz gericiliğe müfredatların tek tipçi dinsel içeriklerle doldurulmasına karşı çıktık çıkıyoruz.
Hurafelere hayır dedik,
4+4+4 sistemine karşı durduk
Üniversitelerin özerk olmasını “Doğa, Toplum ve İnsan yararına üniversiteler istedik.
YÖK’ü reddettik
Ücretli köleliğe, angaryaya hayır dedik
Sözleşmeli öğretmenliği reddettik
Liyakat dedik, siyasal kadrolaşmaya hayır dedik diyoruz.
Kısacası eşitlik dedik, Demokrasi dedik, kardeşlik dedik.
22 yıldır biz bunları söylüyoruz, bu sözler iddia değil, büyük laflarda değil Sendikamız Eğitim Sen söylediklerini eylemiyle ortaya koyandır.
Sözüde – eylemide olan siz değerli mücadele arkadaşlarımı tekrar selamlıyor 22. yaş kuruluş yılımızı tüm üyelerimize armağan edip nice yıllara
Eğitim Sen diyorum.
Saygılar-sevgiler
21.01.2017
Tarık KAYA
Eğitim Sen Malatya Şubesi
Yürütme Kurulu Başkanı




