BASINA VE KAMUOYUNA
Sınır tanımadan hareket eden bir yönetim aklının, yönetilenlere bıraktığı en büyük eseri “cezasızlık” uygulaması olmuştur. Son olarak Yalova Valisi hakkında verilen takipsizlik kararı da cezasızlık uygulamasının unutmayacağımız ve unutturmayacağımız bir örneğini oluşturmuştur.
Hatırlanacağı üzere 2015 Nisan ayında, Yalova Fen Lisesi’nde Matematik Öğretmeni olan üyemiz Halil Serkan Öz, sendikamızın kılık-kıyafet yönetmeliğinin değişmesi için aldığı eylem kararı doğrultusunda okula serbest kıyafetle gelmişti. Vali Selim Cebiroğlu ise Halil Serkan Öz öğretmenimize, öğrencileri önünde hakaretler yağdırmıştı. Bu durumu protesto etmek amacıyla Yalova’da sendikaların ortaklaşarak gerçekleştirdiği yürüyüşte üyemiz Halil Serkan Öz kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti.
Bu üzücü olayın yaşandığı ilk andan itibaren, valinin tutumunun ve antidemokratik yaklaşımının arkadaşımızın yaşamını kaybetmesine neden olduğunu ifade etmiş, sendika olarak konuyu Milli Eğitim Bakanlığı’na taşımış, alandaki faaliyetlerle de valinin görevden alınmasını talep etmiştik. Hukuken de üyemizin haklarını savunmak adına Vali Cebiroğlu hakkında suç duyurusunda bulunmuştuk.
Geçen süreç içerisinde Yalova Valisi görevden alınmadığı gibi, Cem Yılmaz hakkında Yalova Valisi Selim Cebiroğlu’na twitter üzerinden hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl hapis istemiyle dava açılmış, Yalova şube yöneticilerimiz ve üyelerimiz üzerinde idari baskı kurulmuştur. Son olarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Yalova Valisi hakkında verdiği takipsizlik kararı, tüm eğitim emekçilerini derinden yaralamıştır.
Üstelik Vali Cebiroğlu, ölümüne neden olduğu üyemiz ve arkadaşımız Halil Serkan Öz hakkında yaptığı “araştırmaya” dayanarak, “intihar riski yüksekti” diyebilecek kadar utanç duygusunu yitirmiştir. Sadece öğrencilerinin arkasından döktüğü gözyaşlarına ya da onlara önerdiği okuma listesine bakanlar dahi Halil öğretmenin yaşamla kurduğu ilişkiyi doğrudan görmüş, bu nedenle de acısı geniş toplumsal kesimler tarafından paylaşılmıştır.
Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki bahsettiğimiz bu ve benzer sorunlar hukuksuz, keyfi ve baskıcı uygulamaların Türkiye’de genel yönetim biçimi haline geldiğinin açık ifadesidir. Verilen bu karar, üyemiz Halil Serkan Öz gibi değerli bir öğretmeni, arkadaşı kaybetmenin acısını bizlere tekrar yaşatmıştır. Ancak hangi karar verilirse verilsin, ne öğretmenimizi ne de ona yapılan hakaretleri unutmayacağımız ve unutturmayacağımız herkes tarafından bilinmelidir! 18.03.2016
Tarık Kaya
Eğitim Sen Malatya Şubesi
Yürütme Kurulu Başkanı




