
SERMAYE İÇİN DEĞİL HALK İÇİN BÜTÇE !
2021 Bütçesi Kamu kaynak ve hizmet dağılımında eşitsizlikleri derinleştirecek Rant ve sermaye bütçesi olarak yapılandırılmıştır. Son yıllardaki enflasyonist politikaların sonucu var olan eşitsizlikler toplumun yaklaşık %70’ini asgari ücret civarında gelirle geçinmek durumuna düşürmüştür.
Bütçenin ; Ülkenin yönetim karakterini de belirlediği, tüm toplumsal kesimlerin yaşamını doğrudan etkilediği düşünüldüğünde biz emekçiler açısından yine zor bir yıl olacaktır. bütçelerin yapım süreci de dahil olmak üzere bütçe hakkı en temel taleplerimizden biri olmaya devam etmektedir.
Türkiye, toplumsal eşitsizliğinin en derin yaşandığı; eğitim, sağlık, istihdam, siyasal katılma ve şiddet gibi temel meselelerde ayrımcılığın devam ettiği bir ülkedir. 2021 yılı bütçesi de bu gidişatı değiştirmeyecektir.
Uzun süredir yaşanan ekonomik krizin etkileriyle baş etmeye çalışırken pandemi koşulları var olan eşitsizlikleri daha da katmerli yaşamamıza neden olmaktadır. Biz emekçiler artan iş yükü, yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik sarmalında mücadele ederken plan bütçe komisyonundan geçerek genel kurula getirilen 2021 merkezi bütçesi yaşamsal sorunlarımıza hiç bir çözüm sunmadığı gibi sorunları daha da derinleştirecek bir şekilde düzenlenmiştir.
2021 merkezi bütçesinin yapım aşaması önceki yıllarda yapılan bütçeler gibi katılımcılık ve şeffaflıktan uzak bir şekilde hazırlanmış, gelir eşitsizliği başta olmak üzere toplumsal eşitsizlikler yine görmezden gelinmiştir,
2021 Bütçesi hak temelli sosyal politikaları ortaya çıkarmayı değil, geçici sosyal yardımlarla kendine bağımlı bir toplum yaratmayı hedeflemiştir. Gelir dağılımı eşitsizliğinde Avrupa da ikinci sırada yer alan ülkemizde covid salgınıyla beraber var olan makas iyice açılmış, pandeminin daha çok dar gelirlilerin çalıştığı sektörleri olumsuz etkilemesiyle birlikte yoksulluk derinleşerek artmıştır. Kovid-19 salgını sonrasında artan kitlesel işsizlik sorununa çözüm üretmeyen, kamuda ve özel sektörde esnek ve güvencesiz istihdamın daha da yaygınlaştığını göstermektedir.,
2021 bütçesi halkın, emekçilerin acil ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak yıllardır ülkenin bütün kaynaklarını iktidarla ilişkili, yerli ve yabancı sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmışbir bütçe olarak sunulmaktadır.
Bütçeler bu yönüyle sadece sayısal verilerden oluşmayan, iktidarın sınıfsal ve siyasal tercihlerini somut bir şekilde ortaya koyan politik metinlerdir. Bütçede yer alan gelir ve harcama kalemleri arasındaki ilişkiler, iktidarın ülkeyi yönetirken benimsediği politik tercih ve kararları yansıtıyor.
Bu Bütçe; Hazırlık süreçlerinin tamamıyla yapılacak harcamaların hangi alanlara ne kadar aktarılacağının ve finansmanının nasıl sağlanacağının belirlendiği hazırlık sürecinde, bütçe gelir ve harcamalarının asıl muhatabı olan sendikalar, emek ve meslek örgütleri yine bütçe hazırlık sürecinin dışında bırakıldılar.
Ekonomik Kriz Bütçesi
2021 yılı merkezi yönetim bütçe teklifinde geçmişte de benzer içeriklerle gündeme getirilen ve bugüne kadar hiçbirinin hayata geçmediği hedefler tekrarlanıyor.
Eğitimde reform yapılacağı, , sağlık sisteminin daha etkin hale getirileceği, tarımda üretim ve verimliliğin arttırılacağı, kaynaklarının verimli kullanılacağı gibi tamamına yakını dilek ve temenni olmaktan öte gitmeyen iddialar peş peşe sıralanıyor.
2021 Bütçesinin; Kamu çalışanlarına verilecek olan %3’lük zam ile Kamu yatırımlarına ayrılan %7,65’lik oranın dışında kalan kısmı tamamen İç ve Dış borç ödemeleri ile Halkın büyük bölümünün kullanmadığı köprüler, tüneller ve havalimanları ile şehir hastaneleri için müteahhitlere hizmet karşılığı olmadan yapılalacak ödemeler bütçesi olacaktır..
2021 yılında bütçe açığının iyimser bir şekilde 245 milyar TL olarak belirlenmiş olması Krizin faturasını . biz Emekçilere yükleyen bir bütçe olacaktır.
18 yıldır büyük patronların talepleri doğrultusunda hazırlanan ‘ekonomik teşvikler’, yine patronlara vergi ve prim afları, ekonomi politikalarının vazgeçilmezi olarak her yıl yenileniyor. Bütçe kaynaklarının halkın ihtiyaçlarından çok, yandaş müteahhitlerin, yerli ve yabancı sermaye gruplarının çıkarları doğrultusunda kullanılmaya devam edilmesi, 2021 bütçesinin öncekilerden farklı olmayacağı anlamına geliyor.
2021 yılında ne kadar garanti ödemesi yapılacağını gizlemek için yapılan kanun değişikliği ile Artık hangi alanlarda ne kadar ‘garanti ödemesi’ yapılacağını gösteren ‘fonksiyonel sınıflandırma’ kalemleri bütçede gösterilmeden Müşteri Garantili’ Ödemeler Artarak devam edecek
Emekçilerin salgın sürecinin uzaması ve derinleşen ekonomik kriz nedeniyle yaşanan iş ve gelir kayıplarını azaltacak adımlar ısrarla atılmıyor
Biz KESK olarak diyoruz ki!
Artık sermayenin çıkarları için hazırlanan bütçelere tahammülümüz yoktur. Bütçe bu ülkedeki işçilerin, emekçilerin, işsizliğe mahkum edilenlerin bütçesi olmalı, ,Bütçe kaynaklarının paylaşımı insan onuruna yakışır bir yaşamı sağlayacak şekilde düzenlenmelidir. Bunun için sendikaların, meslek birliklerinin, emek örgütlerinin ve toplumun bütün bileşenlerinin taleplerinin karşılanacağı katılımcı bir süreç ile bu bütçenin oluşturulması şarttır.
Bu vesileyle buradan bir kere daha sesleniyoruz, son birkaç yılda hiçbir hukuksal temeli olmayan KHK ler ile işlerinden uzaklaştırılan arkadaşlarımız derhal işlerine iade edilmelidir. Ve bu süreçte yaşadıkları maddi ve manevi mağduriyetleri giderilmelidir.
Bizler bugün olduğu gibi bundan sonra da İnsanlık onuruna yaraşır bir yaşamı sağlayacak bir bütçe düzenlemesi için mücadele etmeye devam edeceğimiz gibi toplumun her kesimini de Hak mücadelesini vermeye ; sözünü söylemeye çağırıyoruz.
15.12.2020
KESK Malatya Şubeler Platformu




