
Yeşilyurt Sümer İlkokulunda görevli üyemiz Hasan Buran bir öğrencinin ağabeyi tarafından bıçaklanarak yaralanmıştır. Üyemiz hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştır. Olay sonrası zanlı gözaltına alınmış ve yaşı reşit olmadığı için serbest bırakılmıştır.
Malatya’da bulunan eğitim sendikaları bir araya gelerek, ortak bir açıklama gerçekleştirdi ve yapılan saldırı kınandı.
Şube Başkanımız Tarık Kaya, Yaşanan olayı hep birlikte takip ettik, buna dair tavrımızı, tutumumuzu hastane önünde dile getirdik. Bizler bu ülkenin çocuklarına, onurlu bir gelecek bırakmak için mücadele ediyoruz. Ama toplumumuz şunu bilmeli, bizler bu toplumun birer parçasıyız, bizler öğretmenler olarak bu toplumda birilerinin kardeşi, babası, birilerini abisi, ablasıyız. Biz bu toplum içerisinde yaşayanlarız, yaşadığımız her sürecin karşısında, hamasi nutuklar atan, günü geldiği zaman, öğretmenlik şöyle yüce, böyle yüce değer diye anlatanlar, bize karşı saldırı olduğu zaman sessiz, sedasız kalıyorlar. Bir öğretmen arkadaşımız, yaygın medyada bir öğrenciye yaptığı şiddeti ki bunu da kabul etmiyoruz, her türlü yasal takibin yapılmasını da istiyoruz, kendimizin de denetlenmesi noktasında hiçbir sorunumuz yok, ama bize karşı onlarca, yüzlerce saldırı yapıldığı zaman, öğretmenler sahipsiz, çalışanlar sahipsiz sanılıyor. Bu ülkeyi yönetenleri de, bu ilin yöneticilerini de yetiştiren bizleriz, en değerli meslek gurubunda olan bizleriz.
Onun için biz eğitim çalışanları saygı bekliyoruz, yeri geldiği zaman bizi bir kaşık suda boğmak isteyen yaygın medyaya da sesleniyoruz, arkadaşımıza yapılan saldırıda ille ölmesi mi, onun çocuklarının yetim kalması mı beklenecekti gündeme taşıyasınız.
Şube Başkanımız yaşanan bıçaklı saldırı sonrasında A.S.B’nin yaşı reşit olmadığı için serbest bırakıldığını ve sonrasında sosyal medya üzerinde yaptığı paylaşımlardan dolayı ıslah olmadığını savunarak, gerekli yasal takiplerin yapılmasını istedi.
Şube Başkanımız: “Malatya Cumhuriyet başsavcısına sesleniyoruz, elbette bıçaklamayı yapan çocuk ve yaşı reşit değil, onunda hakları korunmalıdır. Ama bırakıldıktan sonra, facebook’ta paylaştığı yazılara bakıldığı zaman, hiç ıslah olmamış, yaptığım saldırıyı bir daha yaparım anlayışıyla davranan bir gencimiz var. Bu gençle ilgili gereken rehabilitasyon hizmetleri ve yasal takipleri yapılmalıdır. İlimizi yönetenlerden ve özellikle Cumhuriyet başsavcımızdan gerekli girişimleri yapmasını bekliyoruz. Bu anlamda bizler bir aradayız, ortak mücadele ediyoruz, her türlü şiddeti kınıyoruz, Sümer ilkokulunda yapılan saldırıyı tüm Malatya’ya yapılmış olarak söylüyoruz” şeklinde konuştu.
Eğitim Bir- sen Malatya Şube Başkanı Kerem Yıldırım, “Milli Eğitim Bakanlığının, artan şiddet olaylarına karşı sessiz kaldığını” ifade ederek, okullara artık çelik yelek giyerek mi gelelim dedi ve şu açıklamalarda bulundu; “Sümer ilkokulunda, bir hizmetli arkadaşımız, bir olay yaşadı ve bir saldırgan tarafından, maalesef bıçaklanarak yaralandı. Aslında bu arkadaşımızın şahsında, eğitim camiası olarak hepimiz saldırıya uğradık, hepimiz şiddete maruz kaldık, hepimiz yaralandık. Çocuklarımıza daha iyi eğitim ortamı hazırlamak için, hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan arkadaşımıza yapılan bu saldırıyı, şiddetle ve nefretle lanetliyoruz. Eğitimciye kalkan eller kırılmalıdır, eğitimci kimsenin şamar oğlanı değildir ve olmamalıdır, yapılan bu saldırı eğitim çalışanların vicdanını yaralamıştır. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için, saldırganlara gereken cezai yaptırımlar mutlaka uygulanmalıdır, yapanın yaptığı yanına kar kalmamalıdır. Eğitimcilerin, şiddete maruz kalması ve Milli Eğitim Bakanlığının, artan bu şiddet olayları karşısında ki sessizliği eğitim camiasında adeta, sahipsizlik duygusunu oluşturmaktadır. Bundan sonra kendimizi korumak için okullara çelik yelekle mi gelelim?” diyen Yıldırım Yaralanan okul görevlisine geçmiş olsun dileklerinde bulundu.
Türk Eğitim Sen Malatya Şubesi Şube Sekreteri Necdet Bircan, ise, eğitimde çalışan her kim olursa olsun sahipsiz olmadıklarını vurgulayarak, yapılan saldırıyı kınadı ve şunları ifade etti; “Bugün burada yaşanan bu vahim olayı protesto etmek ve kınamak için toplandık. Eğitim çalışanlarına yapılan bu ve benzeri saldırıların, şiddetten beslenenlerin yanına kar kalmayacağını haykırıyoruz. Ne yazık ki şiddete karşı tüm söylemlerimize, eylemlerimize rağmen eğitim çalışanlarına yönelik şiddet bitmek bilmiyor. Şiddet hepimize karşı işleniyor. Bu anlamda Milli Eğitim Bakanlığımızı göreve çağırıyoruz. Okullarımızda güvenlik görevlisi bulundurulması konusunda gerekli adımların atılmasını istiyoruz Bakanlığımız, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerimiz eğitim çalışanlarına yönelik her saldırının sıkı takipçisi olmalı her şartta ve her zaman kendi personelinin yanında olduğunu bizlere ve tüm kamuoyuna göstermelidir. Görevi başında veya görevinden dolayı şiddete uğrayan eğitim çalışanlarına karşı şiddet uygulayanlara gerekli yasal düzenlemeler acilen yapılmalı ve caydırıcı cezalar verilmelidir. Bir kez daha arkadaşımıza ve tüm eğitim çalışanlarına karşı yapılan saldırıları şiddetle kınıyor, lanetliyor, yetkililerden biran evvel gerekli tedbirleri almalarını bekliyoruz. Herkes şunu iyi bilmelidir ki eğitim çalışanı asla sahipsiz değildir. Bütün gücümüzle her zaman arkadaşlarımızın yanında olacağız” şeklinde konuştu.




