Basına ve Kamuoyuna
Mart ayının başından beri Türkiye’nin salgınla mücadelesinin siyasi ve ekonomik kaygılarla ötelendiğini, normalleşme adı altında kongrelerle ve çeşitli düzenlemelerle toplumsal hareketliliğin artırıldığı, lebaleb kelimesinin, sosyal mesafe kelimesi ile akrabalığı sonucunda 26 Şubatta çok riskli il sayısı 17’den 58 ile yükselmiştir. Salgını yönetememenin utancıyla Türkiye haritası kıpkırmızı olmuştur. Siyasi ve ekonomik kaygılarla alınan kararlar, çarklar dönsün diye alamadığınız kararlar yüzünden binlerce insanımızı, yüzlerce sağlık ve eğitim çalışanımızı kaybettik ve kaybetmeye de devam ediyoruz.Salgının başından bu yana hükümetin ve karar alıcıların şeffaf davranmamıştır. Sosyal devlet olma vasfını yitiren bir ülkede, emeği ile geçinenler salgının sınıfsal yükünü ve bedelini öderken, ödedikleri vergi yükünün altında ezilirken devletin koruyucu ve kollayıcılığında üvey evlat muamelesine maruz kalmıştır. Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin salgını yönetemeyen yöneticilerin yol açtığı sonuçların diyetini ödemektedir. Artan iş yüküyle, angaryalarla, mobbingle, değersizleştirmelerle, kuralsız ve pervasız uygulamalarla sağlık ve sosyal hizmet üretirken tükeniyor ve ölüyorlar. Hastane önünde, yemekhanelerde yanlış politikalar sonucu yitirdiklerimizin anısına saygı duruşunda bulunduk diye açığa alınıyor, sendikal hak ve özgürlüklerimiz kriminalize edilmeye çalışılıyor, baskı ve soruşturmalar ile uysal bir köle gibi isteniyor.
Türkiye’de olduğu gibi Malatya’da tüm eğitim bileşenlerinin büyük bir çoğunluğu aşı olamamıştır. Eğitim emekçilerinde şu ana kadar aşılama oranı %10 civarındadır. Yaklaşık %90. henüz aşılanmamıştır. Okullarda tüm önlemlerin alınmasını ve tüm eğitim bileşenlerinin bir an önce aşılanmasını talep ediyoruz.
Kamu çalışanlarına yüksek enflasyon karşısında, eriyen maaşları, vergi dilimleri ile eriyen zamlar, gittikçe güvencesiz hale getirilen çalışma yaşamı düşmektedir. İlk üç ayda enflasyon oranı %3,67 iken, ilk altı aylık zam artışı yok olmuştur. Yıllık enflasyon mart ayı itibariyle %16,17 olmuştur. Bu veriler TUİK’e aittir. Kamuoyu tarafından bu verilere inanmamaktadır. Gıda enflasyonu yine TUİK verilerine göre %26 civarındadır.
Bizler ne zaman zam istesek ‘‘ kriz’‘ var dediler oysa geçen yıl 2020’de beklenenden 50 milyardan daha fazla vergi toplandı.
Bizlere zan olarak yansımayan (sahte enflasyonlar) gelirler, patronlara-sermayeye teşvik, vergi affı yapılandırma, araç yolcu garantisi olan köprü, otoyol hava limanı ve şehir hastaneleri ile müttehitlerine aktarıldı.
Oysa pandemiye karşı sağlık harcamaları dahil milli gelirin %1’nin ayrılması büyük bir ‘maliyet’ gibi gösteriliyor. Pandemiden en çok etkilenen dar gelirlinin, ücretsiz izine çıkarılan, kısa çalışma ödeneğine mahkum bırakılan işçilerin, kepenk kapatmak zorunda kalan küçük esnafın sınırlı bir kısmına, onlarca şarta bağlanarak küçük parçalarla verilen 6,4 milyar çok görülüyor.
Pandemide gece gündüz demeden canı pahasına çalışan Covid -19’a yakalanan sağlık emekçilerinin meslek hastalığı hakkında yararlanması bile ‘yük’ olarak görülüyor.
‘‘İnsanca yaşamaya yetecek bir maaş hepimizin hakkıdır. ‘‘
Bunun için ;
- Yalnızca geçtiğimiz yılın kayıplarını telafi etmek için maaşlarımızın 2021 yılının başından itibaren geçerli olmak üzere seyyanen 1000 Tl arttırılmasını,
- İflas etmiş mevcut sisteme son verilerek, evrensel sendikal hak ve özgürlüklerle uyumlu grev hakkı ile tanımlanmış gerçek bir toplu pazarlık sistemine geçilmesi,
- Emekçiler üzerine yıkılan vergi adaletsizliğine son verilmesini, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınması,
- Birinci vergi dilimin %15’ten %10’a düşürülerek yoksulluk sınırına kadar olan maaşlardan yapılan kesintinin birinci vergi diliminde sabitlenmesini,
- 3600 ek göstergenin tüm kamu çalışanlarına bir an önce uygulanmasını talep ediyoruz. Üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen 3600 ek gösterge ile ilgili sözlerin tutulmadığını görüyoruz.
- Tüm kamu çalışanları için yıllık 2 bin lira yakacak yardımı verilmesini
- Kamu çalışanları ve tüm dezavantajlı guruplar için ek bütçe talep ediyoruz.
Patronlar müteahhitler için bir gecede çıkarılan yasalar, genelgeler, vergi afları milyonlar aktarılırken söz konusu kamu çalışanları olunca kaynak bulunamıyor. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 15.04.2021 KESK Malatya Şubeler Platformu




