KESK üyelerinden, Ak Parti Malatya Milletvekilleri ve Gümrük Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi’ye, “Anayasa değişikliği” ile ilgili talep ve istekleri içeren mektup gönderildi.
Malatya Merkez postane önüne gelen KESK üyeleri, hazırladıkları mektupları posta yolu ile ülke genelinde eş zamanlı olarak TBMM’ne gönderdi.
KESK Dönem sözcüsü ve Eğitimsen Malatya Yürütme kurulu başkanı Tarık Kaya, öncülüğünde, Ak Partili Malatyalı Bakan Bülent Tüfenkçi, Ak parti Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık, Taha Özhan, Nurettin Yaşar ve Mustafa Şahin’e gönderilen mektubun içeriği şöyle: “Mecliste görüşülen Anayasa değişikliğinin içeriğini sizlere tekrar etme niyetinde değiliz. Tarih bu koşullarda kendi istikbalini korumayı değil, ülkesini ve yurttaşlarını korumayı tercih edenleri saygıyla anar. Kendi istikbalinizi, tek bir kişinin sınır tanımaz hırslarının istikbaliyle değil, ülkenin ve halkın istikbaliyle aynı doğrultuda görmenizi beklemek, size oy veren ve vermeyen her yurttaşın en doğal hakkıdır.
Sizler de farkındasınız: Böyle hukuksuz yöntemlerle geçirilen Anayasa hükümsüz olacaktır. Sizlere ilk çağrımız, bu ülkenin yurttaşlarına ve bulunduğunuz mevkiinin saygınlığına uygun olarak o kabinlere girmeniz, oyunuzu kullanmanızdır. Aksi halde genel seçimlerde veya referandumlarda yurttaşların da “açık oy kullanma hakkı var” denilerek, kabine girenlerin baskı altına alınacağı bir dönemin kapısını açacak ve “oy hakkını” ortadan kaldıran vekiller olarak tarihe geçeceksiniz.
Halkın gerçek gündemi can güvenliği, huzur ve barıştır. Başkanlık dayatması ülkemizde istikrarın, huzurun ve barışın altını oymaktadır. Bu ülkenin yurttaşlarını birbirlerine düşman ederek kazanılacak bir güç, sürdürülebilir bir güç olmayacak, kimseye de yaramayacaktır. Akıl dışı hırsları, halkın can güvenliği, huzur, güven talebinin önüne geçirmekten derhal vazgeçmeniz ve asıl işinize dönmeniz sizlerin ve TBMM’nin saygınlığına daha fazla gölge düşürülmesini önleyecek tek çaredir.
Anayasa değişikliği dayatmasının kaçınılmaz olarak beraberinde getirdiği politik istikrarsızlık, ekonomik sorunları daha da derinleştirmektedir. İşsizlik oranları her ay yeni bir rekor kırmakta, iş cinayetleri durdurulamamakta, açlık sınırının altında ücretlerle tüm emekçiler borç batağında yaşamakta, döviz kurlarındaki artış hayat pahalılığını katlanılamaz bir noktaya getirmektedir. TBMM’nin bu sorunlar için toplanmadığı her gün bir kişinin amaçları gerçekleşiyor olabilir ama 80 milyon kaybetmektedir.”



